31 Ekim 2007 Çarşamba

Gözlerin

Gülüşün güneşi gölgede bıraktı

Nefesin ılık meltem rüzgarı

Okyanusunda kaybolduğum

Hissettinmi yüreğimin seni nasıl andığını


Dipsiz birer uçurumdu gözlerin

Bana hiçbir şeyin ifade etmediği

Ne yaklaşa bilirdim içine çeker diye beni

Nede uzaklaşa bilirdim

Kopmasın diye aradaki pamuk ipliği

Mehmet ŞENLİKOĞLU

30 Ekim 2007 Salı

Aşkıma

Gözlerin dipsiz birer uçurumdu önümde

Baksam kalbine düşecektim yada

Gün yaslanırken geceye

Çakılacaktım sensizliğin ortamına


Nasıl parmağım dayanamıyorsa

Mum ateşine

Kalbimde senin hasretine, sevgine

Dayanamamaktadır…


Mehmet ŞENLİKOĞLU

29 Ekim 2007 Pazartesi

Issız limana doğru

Bir türlü ulaşamadım ufukdaki o sessiz limana
Gecem gündüzüm bir olsada
Umutlarım yok olsada
Varamadım o ıssız limana

Dalğalar üzerime çığlık atar gibi yıgılsada
Ay ışıgı beni yalnız bırakmasada
Tek başıma çırpınsamda
Varamadım o sensiz ve soluk limana

26 Ekim 2007 Cuma

Son esinti

Dedim ya sen ıssız karlı bir dağın zirvesindeki yapayalnız kalmış yabani bir ağacın sonbaharda sararmış solmuş düşmek üzere olan bir yaprağısın.Öyle yalnızsın ki içinden "keşke bir rüzğar çıksada beni şu yüce dağın tepesinden alsada dağın eteklerindeki o sıcak ve yeşil düzlüklere götürse diyecek kadar.Ama sen üzülme o ağacın altında seni bekleyen her zaman bir bekcin var.Gözerini açdığın ilkbahardan,bana kavuşacağın sonbahara kadar seni yağmur,soğuk demeden birgün göl gibi ıslanmış birgün çöl gibi kurumuş olsamda gözlerim göğe çevirdim seni beklerim.Bende içimden bir meltem essede Rabbim seni bana kavuştursa diye dua ederim.

Mavi okyonus

Bıktım usandım artık hayatın vaz geçilmez sancılarından

Her geçen gün beni bitirip tüketmekte

Ne kadar yaşamak için elimden geleni yaptıysam

Yinede ölümün kardeşliğine son veremedim


Uçsuz bucaksız bir şehir burası

Ama huzuru dört duvarda buluyorum

Seni tanıdığım zamandı benim hayatım

Ama ölümüm, o okyanusta o mavilikte oldu…

Mehmet ŞENLİKOĞLU

18 Ekim 2007 Perşembe

Gözyaşları da çiçek açar

Ellerimi dokunduğum her yerde
Çığlık çığlığa kıvranıyor hayat
Ve ölen arkadaşların giysilerini
Bir kere daha dürüp koyuyor analar
Çamaşır sandıklarına
Gözyaşları da çiçek açar

Bugün yurtyeri olsa da acılara
Kayaların en sarp yerlerindeki
Kırlangıç yuvalarını andıran alnın
Bir gün terli bir gelecek uçuracak
Sabahlardan akşamlara kadar
Gözyaşları da çiçek açar

Ansızın oyuna başlayan çocukların
Sesleri kadar canlı ve huylu
Sevinçleri kadar taze ve acemi
Bir duruş kuşatır seni o zaman
Gözyaşları da çiçek açar

Başını dayadığın ağaç dalı
Bak hafifçe eğildi toprağa doğru
Uyuyan bir çocuğun soluk alışını
Dinler gibi kendini vererek
Yaklaş yüzünü örse de acılar
Boynundan ter boşalan herkese
Gözyaşları da çiçek açar

Yaklaş, yüzünü örse de acılar
Ve nasıl yakalarsa toprağı kök
Suları renk, dalları kiraz
Sen de öyle yakala hayatı
Yürü kol kola canıma değsin
Gözyaşları da çiçek açar

Abdülkadir BULUT

01 Ekim 2007 Pazartesi

Ben ve Sen

Ben sende tutuklu kaldım
sen benden tutkumu çaldın
ben senden soğumaya başladım
sen beni yerlere çaldın.

Yasin KÖSE

Sen yoksun

Bulduğumu sandığım şeyler
Aslında daha önce kaybettiklerimdi
Bende isterdim hayattan tat almayı
Ama hayat hiçbir zaman adil değildi

Kimi zaman cebimde param boldu
Paraya para demedim
Kimi zaman tek bir kuruşum bile yoktu
Yine de kapı kapı dolaşıp dilenmedim

Elimde olsa da tüm imkanlarım
Sen olmazsan inan hepside yarım
Bir öksüz misali boynum da bükük
Nasıl sevincim olsun sen yoksun ki
yanımda

Mehmet ŞENLİKOĞLU

Hamallık

Başlı başına bir hamallık
Bu dünya
Doğumum ANAMA
Yaşamım BANA
Ölümüm bile hamallık
Cenaze ALAYINA...

Mehmet ŞENLİKOĞLU